Cumhuriyet Kadını

Cumhuriyet Kadını

Dünya Kadınlar Günü tüm dünyada kutlandı.
Kadınlar birbirini kutladı. Çiçekler verdi, toplandı, konuştu.
Eve dönerken o kadınlar ne yemek yapsam diye düşündü.
Sosyalleştiği günün ardından evde biriken işleri hangi sıra ile halletsem diye kafa yordu.
Evdeki tek bir işten istifa etmeyi düşünmedi kadın.
Mesela bütçesinden ufak bir meblağ ayırıp cam silmekten, mutfak dolaplarını temizlemekten vazgeçmedi.
O zamanı kitap okumak, yeni bir dil öğrenmek için kullanmak istemedi.
Sosyal medyada kocasına tapan, çocuk doğurunca evrende doğurabilen bir tek kendisi kalmışcasına bunu kutlayan kadınlara baktı.
Ve çok üzüldü.
Öyle ya, çiçeklerle eve gelmeliydi kocası. Hediyelere boğmalı, o kadınların takıp takıştırdığı bilezikleri kıyafetleri almalıydı ona.
Ve yine çok üzüldü.
Aksini söyleyenleri duydu kadın.
Dediler ki:
Senin yaşama amacın sadece ev işi, kocan, çocukların değil.
Kendini geliştir, kitap oku, sana değerli olduğunu bir çiçek mi hissettirecek?
Sen evde küçük işler yaparakta kazanabilirsin. Ya da o çiçeği işten dönerken
kendine al. Kim ne derse desin, o kimsenin beğenmediği elbiseyi giy mesela.
Dindarsan, iyi ve samimi dindarları senin yetiştireceğini unutma.
Değilsen, iyi ve samimi insanları senin yetiştireceğini unutma.
Bunları okuduktan sonra kadın
Şükret dedi. Evin var temizleyecek, çocuklarına eşine hizmet etmek
en büyük mutluluktur dedi.
Bir nesilin kendisinin evinden yetişiyor olduğunu idrak etmeden.
Sahip olduğu hak ve hürriyetleri bilmeden.
Allah’ın ona hiçbir ev işini emretmediğini, ilk emrin oku olduğunu
okuduğunu anlaması için Türkçe mealine ihtiyaç duyduğunu, Arapça
öğrenmekle başlayabileceğini düşünmedi.
O öğrenseydi, evdekiler de öğrenecekti. Okusaydı evdekiler de okurdu.
Devrim bir kadının okumasıyla başlardı ve okumayı bitirmesiyle gerçekleşirdi!
Sen Cumhuriyet kadınısın dediler
İtiraz etti neye itiraz ettiğini bilmeden…
Diğer ülkelerdeki kadınlara bakmak aklına gelmedi.
Zaten ocakta yemeği vardı.

Yazar: hija

Bir Cevap Yazın