Zenciler Mavi Giymez

Köle taşıyan gemilere, “Tumberio”, yani “ölü taşıyıcıları” adı verilir. Zenciler, “efendileri” tarafından birbirlerine bağlı olarak bulundukları yerden kıpırdayamadan kürek çekerler. Ölenler Atlas Okyanusu’nun masmavi sularına atılır. Zamanla kölelik yerini hizmetçiliğe bırakır…
Üzerlerinde Okyanus mavisi önlükleri ile beyaz adamın kendilerine biçtikleri hayatı yaşarlar ya da sadece nefes alırlar.
Bu yüzden zenciler mavi giymez…
Bu beyaz adamın yıkıcı gücünü ilk kullanışı değildir.
İngilizler Hint dokumacılarının maharetli ellerinden çıkan kumaşların güzelliğini keşfederler. Amaç, bulunmaz Hint kumaşını en ucuz yolla yerinde üretip dünyaya pazarlamak. Yerli sanayinin kökünü Hint dokumacılarının parmaklarını keserek kazıyan İngilizler, kanlı eller tarafından alkışlanır. Fabrikalarına ucuz işçi olarak Hintlileri alırlar. Hepsinin üniformaları beton grisi.
Bu yüzden Hint’liler gri giymez…
Herkesin dikkatinin sömürge ve katliamlara çevrilmiş olmasını fırsat bilen Belçika’lılar, ekonomik olarak beslenebilecekleri Ruanda’ya göz dikerler. Bu amaca giden yol iki kabileden geçer: Hutu ve Tutsi’ler.
Tutsi’ler daha açık ten renkleri ile Belçika’lıları temsil edeceklerdir. Birbirleri ile evlenmeleri, aynı yerde çalışmaları hatta aynı çevrede oturmaları yasaklanmıştır. Hutu’lar Belçika’nın tayin ettiği Tutsi’li krala karşı ayaklanır ve zafer kazanır. Halbuki, Ruanda hala Belçika sömürgesidir ve oyunu asıl kazanan o olur. Birbirlerini öldürerek sonsuza kadar kültürel ve ekonomik olarak enkaza dönüşmüşlerdir. Tutsi’ler daha çok kırmızı, Hutu’lar ise yeşil giyer. Bu renkler, ortak değerleri olan bayraklarında bile değiştirilmiştir.
Bu yüzden Hutu’lar kırmızı, Tutsi’ler yeşil giymez.
Ve Türkiye…
Kaftanı alır Noel Baba’ya giydirirler, Avrupa erkeklerinin etek giydiği dönemde Türk’ün pantolonunu alır tüm dünyaya Batı’nın dahice icadı! olarak lanse ederler. Milattan önce çizme giyen ecdadın çizmelerini alır ve sandaletlerinden kurtulurlar. Osmanlı’nın renk ve desen zenginliğini gözden kaçırmayarak günümüze dek moda dünyasına uyarlamaya devam ederler…
Biz Batı’nın soluk renklerini “maskülen,sadelik,minimalist akım” adı altında, zengin kültürümüzü unutarak bir güzel giyeriz.
Bu yüzden Türkler gerçekte giyinmez!

Yazar: hija

Bir Cevap Yazın